<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Erasmus Forum - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://www.erasmusum.com/</link>
		<description><![CDATA[Erasmus Forum - http://www.erasmusum.com]]></description>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 01:31:30 +0200</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Barcelona'da EVLER]]></title>
			<link>http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1338</link>
			<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 23:16:33 +0200</pubDate>
			<dc:creator>123</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1338</guid>
			<description><![CDATA[mrb arkadaşlar ... 2 haftaya barcelonaya gidiyorum ancak ev işi ne olacak bilmiyorum... sitelere bakıyorum ancak resımler gerçek midir, adamlar dolandırıcı mıdır güwenemıyorum.. giden arkadaşlar ilk gun ne yaptı ve ev işini nasıl halletti bilgi verirsenız sewinirim. yoksa dışarıda kalacağız.. <img src="http://www.erasmusum.com/images/smilies/sad.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Sad" title="Sad" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[mrb arkadaşlar ... 2 haftaya barcelonaya gidiyorum ancak ev işi ne olacak bilmiyorum... sitelere bakıyorum ancak resımler gerçek midir, adamlar dolandırıcı mıdır güwenemıyorum.. giden arkadaşlar ilk gun ne yaptı ve ev işini nasıl halletti bilgi verirsenız sewinirim. yoksa dışarıda kalacağız.. <img src="http://www.erasmusum.com/images/smilies/sad.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Sad" title="Sad" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[önlisans erasmus]]></title>
			<link>http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1337</link>
			<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 22:07:54 +0200</pubDate>
			<dc:creator>eddy</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1337</guid>
			<description><![CDATA[meraba arkadaslar ben sakarya unıversıtesınde pazarlama bolumunde okuyorum kı bolumum malesef 2 yıllık ınternette arastırma yapmama ragmen saglıklı bı cevap bulamadım 2 yıllık ogrenım gorenler erasmusdan yararlanabılıyomu ? cevaplar ıcın sımdıden tesekkurler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[meraba arkadaslar ben sakarya unıversıtesınde pazarlama bolumunde okuyorum kı bolumum malesef 2 yıllık ınternette arastırma yapmama ragmen saglıklı bı cevap bulamadım 2 yıllık ogrenım gorenler erasmusdan yararlanabılıyomu ? cevaplar ıcın sımdıden tesekkurler]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[porto yurt]]></title>
			<link>http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1336</link>
			<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 21:53:00 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Dilaraaa</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1336</guid>
			<description><![CDATA[Poro'da yurtta kalan var mı?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Poro'da yurtta kalan var mı?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İtalya ve Roma Seyahat]]></title>
			<link>http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1335</link>
			<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 17:35:27 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Myster</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1335</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;">İtalya ve Roma Seyahat</span><br />
<br />
Hikayemizin başlangıcı her yanı tarih kokan, meydanları insanı büyüleyen, harika şehir Roma. Yorucu bir yolculuğun ardından gelmeyi başarıyoruz bu güzel kente. Milan üzerinden aktarmalı olarak uçmamızdan dolayı yolculuğun başında küçük soru işaretlerine sahip olduğumuz da söylenebilir aslında. Uçtuğunuz havayolu Ryanair olunca istemsiz olarak düşünüyorsunuz karşılaşabileceğiniz tüm problemleri. Roma’da Ryanair’in uçtuğu havaalanı Ciampino’dan şehir merkezine gelmek beklentilerimizin aksine oldukça ucuz (4,5 €). Roma’nın merkezi diyince akla gelen yer olan Termini terminaline geldikten sonra heryere ulaşmak da çok daha kolay ayrıca.<br />
<br />
Şehire ayak basar basmaz her zamanki gibi ilk işimiz bir turist info ya gitmek oluyor. Gelmeden önce karar verdiğimiz gibi, “Roma Pass” adı verilen 3 gün boyunca tüm ulaşımımızın ve gireceğimiz ilk 2 müzenin bedava olduğu paketi alıyoruz hemen buradan.  Kişi başı 23 € olan pu paketin, oldukça avantajlı olduğunu söyleyebilirim. İlk bakışta pahalı gibi görünse de yalnızca Colosseum ve Galleria Borghese müzelerine giriş bedelinin yaklaşık bu kadar olduğunu düşününce bu kartı almak oldukça mantıklı görünüyor. Bu kartın bir başka avantajı da Colosseum’a hiç sıra beklemeden doğrudan Roma-Pass gişelerini kullarak girebilmek. O sırayı gördükten sonra sadece bu ayrıcalıklı giriş için bile Roma-Pass alınabilir bence <br />
<br />
Roma Pass’imizi aldıktan sonra sıra güzel italyan yemeklerinde. Termini Garı’nın yakınlarında Pastarita isimli yerde yedik makarnalarımızı. Makarnalar beklediğimiz kadar güzel olmasa da oldukça aç olmamızdan dolayı kısa sürede bitirdik hepsini  Sıradaki durağımız ise  3 gün boyunca kalacağımız yer olan Tiber Hostel’di. Hostelbookers.com sitesinde bulunan yorumlara ve beğenilme yüzdesine bakarak belirlemiştik Tiber Hostel’i. Genel kanı yeri dışında herşeyin çok güzel olduğu yönündeydi.Elimizdeki adrese göre metroda nerede inip nerede bineceğimizi duraktaki görevliye sorarak öğrendik. Oldukça komik bir yolculuğun ardından hostele gelmeyi başardık. Dakika olarak inanılmaz uzun olmasa da(yaklaşık 40 dakika) 3 kez araç değiştirerek hostele ulaşıyor olmanız en önemli problemiydi belki de Tiber Hostel’in. Ama herşeye rağmen sadece uyumak için hostel arıyorsanız düşünülebilir bence.<br />
<br />
İlk günün yorgunluğunu güzel bir uykuyla attık üzerimizden. İlk durağımız Roma’nın sembolü durumundaki Colosseum‘du. Metrodan inip bütün ihtişamıyla karşımda duran Colosseum’u gördüğüm an oldukça özeldi benim adıma. Roma ve Colosseum kafamda o derece özdeşleşmiş ki Colosseum’u gördüğüm andı gerçek anlamda Roma’da olduğumu hissettiğim an. Halkın yağmalaması ve depremlerin de etkisiyle mimari özelliklerini kaybetmiş olsa da, M.S 80 yılında yapılmış bir yer için oldukça ihtişamlı görünüyor Colosseum. Modern olduğunu düşündüğümüz bir çok şeyin ortaya çıkmasını sağlayan Romalılar, bugünkü stadyumların da temelini atmışlar bu yapıyla. Numaralı kapıları, biletli girişleri, izleyicilerin statülerine göre düzenlenmiş tribünleri ve özel bir tente sistemiyle üstünün kapatılabiliyor olması oldukça ilginç özellikler. Bütün bunlara rağmen içine girdiğimde ufak da olsa bir hayal kırıklığı yaşadığımı itiraf etmeliyim. Yaşadığı depremlerden dolayı oldukça harap durumda şu an. Bir de insan tabana bakıp neden düz değil bu taban diye düşünmeden edemiyor. Tabanının yıkıldığını ve şu an sadece tabanın altında bulunan geçitlerin kaldığını ekleyeyim hemen.<br />
Colosseum’un ardından yeni durağımız ise Roma İmparatorluğu zamanında kahraman hükümdarların veya büyük zaferlerin anısına küçüklü büyüklü yaptırılan zafer taklarının en ünlüsü olan Arch of Constantine’di. Birkaç fotoğrafın ardından Palatino’ya gitmek üzere çıktık yola. Palatino’nun girişini bulmak konusunda küçük bir problem yaşasak da yolu bulmamız pek de uzun sürmedi. Palatino’ya girerken bir kez daha Roma Pass’imizi kullandık. Önceden Colosseum’a giriş yapmamızdan dolayı buraya giriş için herhangi bir ücret ödemedik. Güneşin tam tepede olduğu bir zaman diliminde  Palatino’yu gezmek inanılmaz yordu bizi. Şanslıyız ki hemen her yerde su akan bir çeşme var Roma’da. İhtiyaç duyduğunuz her an serinleyebiliyorsunuz. Çeşmelerden akan suyun içilebildiğini ve hatta Belçika’da içtiğimiz bütün sulardan çok daha güzel olduğunu ilginç bir ayrıntı olarak ekleyeyim buraya. Arkeolojik gezintimizin son durağı ise Palatino’nun hemen çıkışında bulunan Roma Forumu’ydu. Antik Roma’nın merkezi diyebileceğimiz bu yerde her türlü dini konu, adli problem tartışılırmış eskiden. Fahişelik dahil ticaretin merkeziymiş ayrıca.<br />
<br />
Roma Forumu’ndan çıkıp Piazza Venezia’da bir süre oturduktan sonra hakkında birçok övgü dolu söz duyduğumuz “Da Bafetto” nun pizzasını yemek üzere koyulduk yola.  Yolu bulmak için neler çektiğimiz azlatılmaz yaşanır cinstendi  Uzun uğraşlar sonucu pizzacıyı bulduk ama adam saat 18:15 olduğu için oturtmadı bizi içeri. İtalyanlar anlaşılmaz bir prensip edinmişler kendilerine, saat 14:00 ile 18:30 arası yiyemiyorsun hiçbirşey burada. 18:30′u bekledik biz de mecburen. Peki değdi mi bu kadar eziyete diye soracak olursanız cevabım kocaman bir hayır olacak. Sıradan bir Roma pizzası olduğunu söyleyebilirim. Yemeklerimizi yedikten sonra “Da Bafetto” nun hemen karşısındaki dondurmacıdan inanılmaz lezzetli Roma dondurmasını tatma şansı yakalamamız günün en güzel anıydı belki de.<br />
İlk gün yaptığımız arkeolojik gezinin ardından sırada Dünya’nın boyutuna göre en ihtişamlı ülkesi Vatikan vardı. İlk günün aksine oldukça erken çıktık yola.Dünyanın en büyük kilisesine, rönesansın en büyük ressam ve heykeltraşlarına ait yüzlerce sanat eserine sahip olmasıyla oldukça özel bir yer burası. Küçük bir ayrıntı olarak kadınlar askılı ya da diz üstünde bir etekle, erkekler ise kısa şortla giremiyorlar buraya.Dünya’nın en büyük kilisesi olan San Pietro’nun içi gerçekten oldukça etkileyici bir tasarıma sahip. Birbirleriyle bir bütünlük oluşturmuyor olsalar bile ayrı ayrı bakıldığında kilisenin hemen hemen her yanı ayrı bir güzellikte. İç mimarisi Rafael ve Benin’e ait olan San Pietro’yu gezerken aklıma Da Vinci Code’da gelmedi değil. Her yazının, her heykelin üzerine daha bir dikkatli baktığımı, herhangi bir mesaj olup olmadığını anlamaya çalıştığımı itiraf etmeliyim burada<img src="http://www.erasmusum.com/images/smilies/smile.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Smile" title="Smile" /> Kilisenin Michelangelo tarafından tasarlanan kubbesi ise en özel tarafı belki de. Kubbenin tepesine çıkmak yorucu olsa da inanılmaz Roma manzarası bütün bu yorgunluğa değiyor. Kubbenin içinde dev harflerle latince : “Tv es petrvs et svper hanc petram aedificabo ecclesiam mean et tibi dabo claves regni caelorvm” yazılı. Oldukça merak etmiştim ben ne olduğunu. Anlamı: “Sen Petrus’sun ve ben bu taşın üstüne kilisemi kurucağım. Sana da gökler krallığının anahtarlarını teslim edeceğim.” miş. Kubbenin tepesine çıktıktan sonra, Roma manzarası kadar etkileyici olan bir başka yerde San Pietro meydanı. İnanılmaz güzel bu meydan da Bernini’nin eseri. Her ne kadar ihtişamından etkilensem de kabul edemediğim şeyler de var Vatikan’la ilgili. Kilisenin yaptığı yüzlerce acımasız işkenceye rağmen, kapısında ilk hristiyanlara yapılan işkenceleri anlatan kabartmaların arasında yürümek oldukça garip bir duygu aslında. Vatikan’ın sanatsal ve kutsal boyutu çok farklı anlamlar taşıyor benim için.Sanatsal anlamda olağanüstü bir yer olsa da kutsallık anlamında tamamıyla sahte, ikiyüzlü bir yer burası.<br />
<br />
Vatikan’ın ardından yeni durağımız ise Roma’ya gitmek için başlıca sebep oluşturabilecek kadar güzel sanat eserlerine sahip “Galleria Borghese” di. Birçok başyapıt barındıran bu müze de özellikle Bernini ve Caravaggio’nun eserlerine bakarken insan başka dünyalar içerisinde hayal ediyor kendini. Bernini’nin mermerle elde ettiği ten dokusu ve heykellerin suratlarında elde ettiği inanılmaz gerçekçilik kesinlikle olağanüstü. Bu müzeyle ilgili olarak ilginç bir bilgi ise sadece belli saatlerde içeri girip, yalnızca 2 saat içerde kalabiliyor olmanız. Biz hafta içi olmasından dolayı çok fazla kalabalık olmayacağını düşünerek rezervasyon yaptırmadan gittik ama garanti altına almak için rezervasyon yaptıkmakta fayda olduğunu da eklemeliyim.<br />
İkinci günkü  son adresimiz ise Roma’nın bir diğer önemli figürü İspanyol Merdivenleri’ydi. Elimize bir kez daha leziz Roma dondurmalarını alarak oturduk merdivenlere. Aslında pek de bir özelliği olmasa da yüzyıllar boyu popülaritesini korumayı başarmış bu merdivenler. Güzel bir pazarlama başarısı olduğunu söylemeliyim buranın.<br />
Roma’da geçirilen iki yorucu günün ardından uyuyarak başladık 3. güne<img src="http://www.erasmusum.com/images/smilies/smile.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Smile" title="Smile" /> Gidilecek çok da yer kalmamıştı zaten. Önce Castel Sant’Angelo’ya gittik. 58 odadan oluşan bu kale Ortaçağ’da bir dönem hapishane olarak da kullanılmış. Hatta Fatih Sultan Mehmet’in oğlu Cem Sultan’ın da sürgün geçirdiği yılların bir kısmına ev sahipliği yapmış. Bu arada “Melekler ve Şeytanlar” kitabında yazdığına göre de, kale bir tünelle Vatikan’a da bağlanıyormuş. Birkaç fotoğraf çektikten sonra nehrin kenarına oturup kalenin güzel manzarısını izledik. Kaleyi de gördükten sonra geriye bir tek Roma’nın bir diğer sembolü “Fontana di Trevi” kalmıştı. Bernini’ye olan hayranlığımı birkaç kat daha arttırdı bu çeşme. Daracık sokakların arasından ilerledikten sonra karşımıza çıkan aşk çeşmesi, insanı daha bir özgür hissettiriyor Roma’da. Gelenek halini almış bozuk para atma ritüelini de gerçekleştirdik tabii ki<img src="http://www.erasmusum.com/images/smilies/smile.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Smile" title="Smile" /> Kesin bir kez daha gideceğiz Roma’ya <br />
Sonuç olarak bir çok güzel anıyla ayrıldım bu açık hava müzesinden. Kuralsızlığıyla, güzellikleriyle, ihtişamıyla kesinlikle görülmesi gereken bir yer Roma..<br />
<br />
Kaynak : <a href="http://www.mumtazdemirci.com/ronesans-acik-hava-muzesi-roma/" target="_blank">http://www.mumtazdemirci.com/ronesans-ac...zesi-roma/</a><br />
<br />
İtalya Hakkında Diğer Linkler<br />
<br />
<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0talya" target="_blank">http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0talya</a><br />
<a href="http://www.italya.gen.tr" target="_blank">http://www.italya.gen.tr</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;">İtalya ve Roma Seyahat</span><br />
<br />
Hikayemizin başlangıcı her yanı tarih kokan, meydanları insanı büyüleyen, harika şehir Roma. Yorucu bir yolculuğun ardından gelmeyi başarıyoruz bu güzel kente. Milan üzerinden aktarmalı olarak uçmamızdan dolayı yolculuğun başında küçük soru işaretlerine sahip olduğumuz da söylenebilir aslında. Uçtuğunuz havayolu Ryanair olunca istemsiz olarak düşünüyorsunuz karşılaşabileceğiniz tüm problemleri. Roma’da Ryanair’in uçtuğu havaalanı Ciampino’dan şehir merkezine gelmek beklentilerimizin aksine oldukça ucuz (4,5 €). Roma’nın merkezi diyince akla gelen yer olan Termini terminaline geldikten sonra heryere ulaşmak da çok daha kolay ayrıca.<br />
<br />
Şehire ayak basar basmaz her zamanki gibi ilk işimiz bir turist info ya gitmek oluyor. Gelmeden önce karar verdiğimiz gibi, “Roma Pass” adı verilen 3 gün boyunca tüm ulaşımımızın ve gireceğimiz ilk 2 müzenin bedava olduğu paketi alıyoruz hemen buradan.  Kişi başı 23 € olan pu paketin, oldukça avantajlı olduğunu söyleyebilirim. İlk bakışta pahalı gibi görünse de yalnızca Colosseum ve Galleria Borghese müzelerine giriş bedelinin yaklaşık bu kadar olduğunu düşününce bu kartı almak oldukça mantıklı görünüyor. Bu kartın bir başka avantajı da Colosseum’a hiç sıra beklemeden doğrudan Roma-Pass gişelerini kullarak girebilmek. O sırayı gördükten sonra sadece bu ayrıcalıklı giriş için bile Roma-Pass alınabilir bence <br />
<br />
Roma Pass’imizi aldıktan sonra sıra güzel italyan yemeklerinde. Termini Garı’nın yakınlarında Pastarita isimli yerde yedik makarnalarımızı. Makarnalar beklediğimiz kadar güzel olmasa da oldukça aç olmamızdan dolayı kısa sürede bitirdik hepsini  Sıradaki durağımız ise  3 gün boyunca kalacağımız yer olan Tiber Hostel’di. Hostelbookers.com sitesinde bulunan yorumlara ve beğenilme yüzdesine bakarak belirlemiştik Tiber Hostel’i. Genel kanı yeri dışında herşeyin çok güzel olduğu yönündeydi.Elimizdeki adrese göre metroda nerede inip nerede bineceğimizi duraktaki görevliye sorarak öğrendik. Oldukça komik bir yolculuğun ardından hostele gelmeyi başardık. Dakika olarak inanılmaz uzun olmasa da(yaklaşık 40 dakika) 3 kez araç değiştirerek hostele ulaşıyor olmanız en önemli problemiydi belki de Tiber Hostel’in. Ama herşeye rağmen sadece uyumak için hostel arıyorsanız düşünülebilir bence.<br />
<br />
İlk günün yorgunluğunu güzel bir uykuyla attık üzerimizden. İlk durağımız Roma’nın sembolü durumundaki Colosseum‘du. Metrodan inip bütün ihtişamıyla karşımda duran Colosseum’u gördüğüm an oldukça özeldi benim adıma. Roma ve Colosseum kafamda o derece özdeşleşmiş ki Colosseum’u gördüğüm andı gerçek anlamda Roma’da olduğumu hissettiğim an. Halkın yağmalaması ve depremlerin de etkisiyle mimari özelliklerini kaybetmiş olsa da, M.S 80 yılında yapılmış bir yer için oldukça ihtişamlı görünüyor Colosseum. Modern olduğunu düşündüğümüz bir çok şeyin ortaya çıkmasını sağlayan Romalılar, bugünkü stadyumların da temelini atmışlar bu yapıyla. Numaralı kapıları, biletli girişleri, izleyicilerin statülerine göre düzenlenmiş tribünleri ve özel bir tente sistemiyle üstünün kapatılabiliyor olması oldukça ilginç özellikler. Bütün bunlara rağmen içine girdiğimde ufak da olsa bir hayal kırıklığı yaşadığımı itiraf etmeliyim. Yaşadığı depremlerden dolayı oldukça harap durumda şu an. Bir de insan tabana bakıp neden düz değil bu taban diye düşünmeden edemiyor. Tabanının yıkıldığını ve şu an sadece tabanın altında bulunan geçitlerin kaldığını ekleyeyim hemen.<br />
Colosseum’un ardından yeni durağımız ise Roma İmparatorluğu zamanında kahraman hükümdarların veya büyük zaferlerin anısına küçüklü büyüklü yaptırılan zafer taklarının en ünlüsü olan Arch of Constantine’di. Birkaç fotoğrafın ardından Palatino’ya gitmek üzere çıktık yola. Palatino’nun girişini bulmak konusunda küçük bir problem yaşasak da yolu bulmamız pek de uzun sürmedi. Palatino’ya girerken bir kez daha Roma Pass’imizi kullandık. Önceden Colosseum’a giriş yapmamızdan dolayı buraya giriş için herhangi bir ücret ödemedik. Güneşin tam tepede olduğu bir zaman diliminde  Palatino’yu gezmek inanılmaz yordu bizi. Şanslıyız ki hemen her yerde su akan bir çeşme var Roma’da. İhtiyaç duyduğunuz her an serinleyebiliyorsunuz. Çeşmelerden akan suyun içilebildiğini ve hatta Belçika’da içtiğimiz bütün sulardan çok daha güzel olduğunu ilginç bir ayrıntı olarak ekleyeyim buraya. Arkeolojik gezintimizin son durağı ise Palatino’nun hemen çıkışında bulunan Roma Forumu’ydu. Antik Roma’nın merkezi diyebileceğimiz bu yerde her türlü dini konu, adli problem tartışılırmış eskiden. Fahişelik dahil ticaretin merkeziymiş ayrıca.<br />
<br />
Roma Forumu’ndan çıkıp Piazza Venezia’da bir süre oturduktan sonra hakkında birçok övgü dolu söz duyduğumuz “Da Bafetto” nun pizzasını yemek üzere koyulduk yola.  Yolu bulmak için neler çektiğimiz azlatılmaz yaşanır cinstendi  Uzun uğraşlar sonucu pizzacıyı bulduk ama adam saat 18:15 olduğu için oturtmadı bizi içeri. İtalyanlar anlaşılmaz bir prensip edinmişler kendilerine, saat 14:00 ile 18:30 arası yiyemiyorsun hiçbirşey burada. 18:30′u bekledik biz de mecburen. Peki değdi mi bu kadar eziyete diye soracak olursanız cevabım kocaman bir hayır olacak. Sıradan bir Roma pizzası olduğunu söyleyebilirim. Yemeklerimizi yedikten sonra “Da Bafetto” nun hemen karşısındaki dondurmacıdan inanılmaz lezzetli Roma dondurmasını tatma şansı yakalamamız günün en güzel anıydı belki de.<br />
İlk gün yaptığımız arkeolojik gezinin ardından sırada Dünya’nın boyutuna göre en ihtişamlı ülkesi Vatikan vardı. İlk günün aksine oldukça erken çıktık yola.Dünyanın en büyük kilisesine, rönesansın en büyük ressam ve heykeltraşlarına ait yüzlerce sanat eserine sahip olmasıyla oldukça özel bir yer burası. Küçük bir ayrıntı olarak kadınlar askılı ya da diz üstünde bir etekle, erkekler ise kısa şortla giremiyorlar buraya.Dünya’nın en büyük kilisesi olan San Pietro’nun içi gerçekten oldukça etkileyici bir tasarıma sahip. Birbirleriyle bir bütünlük oluşturmuyor olsalar bile ayrı ayrı bakıldığında kilisenin hemen hemen her yanı ayrı bir güzellikte. İç mimarisi Rafael ve Benin’e ait olan San Pietro’yu gezerken aklıma Da Vinci Code’da gelmedi değil. Her yazının, her heykelin üzerine daha bir dikkatli baktığımı, herhangi bir mesaj olup olmadığını anlamaya çalıştığımı itiraf etmeliyim burada<img src="http://www.erasmusum.com/images/smilies/smile.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Smile" title="Smile" /> Kilisenin Michelangelo tarafından tasarlanan kubbesi ise en özel tarafı belki de. Kubbenin tepesine çıkmak yorucu olsa da inanılmaz Roma manzarası bütün bu yorgunluğa değiyor. Kubbenin içinde dev harflerle latince : “Tv es petrvs et svper hanc petram aedificabo ecclesiam mean et tibi dabo claves regni caelorvm” yazılı. Oldukça merak etmiştim ben ne olduğunu. Anlamı: “Sen Petrus’sun ve ben bu taşın üstüne kilisemi kurucağım. Sana da gökler krallığının anahtarlarını teslim edeceğim.” miş. Kubbenin tepesine çıktıktan sonra, Roma manzarası kadar etkileyici olan bir başka yerde San Pietro meydanı. İnanılmaz güzel bu meydan da Bernini’nin eseri. Her ne kadar ihtişamından etkilensem de kabul edemediğim şeyler de var Vatikan’la ilgili. Kilisenin yaptığı yüzlerce acımasız işkenceye rağmen, kapısında ilk hristiyanlara yapılan işkenceleri anlatan kabartmaların arasında yürümek oldukça garip bir duygu aslında. Vatikan’ın sanatsal ve kutsal boyutu çok farklı anlamlar taşıyor benim için.Sanatsal anlamda olağanüstü bir yer olsa da kutsallık anlamında tamamıyla sahte, ikiyüzlü bir yer burası.<br />
<br />
Vatikan’ın ardından yeni durağımız ise Roma’ya gitmek için başlıca sebep oluşturabilecek kadar güzel sanat eserlerine sahip “Galleria Borghese” di. Birçok başyapıt barındıran bu müze de özellikle Bernini ve Caravaggio’nun eserlerine bakarken insan başka dünyalar içerisinde hayal ediyor kendini. Bernini’nin mermerle elde ettiği ten dokusu ve heykellerin suratlarında elde ettiği inanılmaz gerçekçilik kesinlikle olağanüstü. Bu müzeyle ilgili olarak ilginç bir bilgi ise sadece belli saatlerde içeri girip, yalnızca 2 saat içerde kalabiliyor olmanız. Biz hafta içi olmasından dolayı çok fazla kalabalık olmayacağını düşünerek rezervasyon yaptırmadan gittik ama garanti altına almak için rezervasyon yaptıkmakta fayda olduğunu da eklemeliyim.<br />
İkinci günkü  son adresimiz ise Roma’nın bir diğer önemli figürü İspanyol Merdivenleri’ydi. Elimize bir kez daha leziz Roma dondurmalarını alarak oturduk merdivenlere. Aslında pek de bir özelliği olmasa da yüzyıllar boyu popülaritesini korumayı başarmış bu merdivenler. Güzel bir pazarlama başarısı olduğunu söylemeliyim buranın.<br />
Roma’da geçirilen iki yorucu günün ardından uyuyarak başladık 3. güne<img src="http://www.erasmusum.com/images/smilies/smile.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Smile" title="Smile" /> Gidilecek çok da yer kalmamıştı zaten. Önce Castel Sant’Angelo’ya gittik. 58 odadan oluşan bu kale Ortaçağ’da bir dönem hapishane olarak da kullanılmış. Hatta Fatih Sultan Mehmet’in oğlu Cem Sultan’ın da sürgün geçirdiği yılların bir kısmına ev sahipliği yapmış. Bu arada “Melekler ve Şeytanlar” kitabında yazdığına göre de, kale bir tünelle Vatikan’a da bağlanıyormuş. Birkaç fotoğraf çektikten sonra nehrin kenarına oturup kalenin güzel manzarısını izledik. Kaleyi de gördükten sonra geriye bir tek Roma’nın bir diğer sembolü “Fontana di Trevi” kalmıştı. Bernini’ye olan hayranlığımı birkaç kat daha arttırdı bu çeşme. Daracık sokakların arasından ilerledikten sonra karşımıza çıkan aşk çeşmesi, insanı daha bir özgür hissettiriyor Roma’da. Gelenek halini almış bozuk para atma ritüelini de gerçekleştirdik tabii ki<img src="http://www.erasmusum.com/images/smilies/smile.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Smile" title="Smile" /> Kesin bir kez daha gideceğiz Roma’ya <br />
Sonuç olarak bir çok güzel anıyla ayrıldım bu açık hava müzesinden. Kuralsızlığıyla, güzellikleriyle, ihtişamıyla kesinlikle görülmesi gereken bir yer Roma..<br />
<br />
Kaynak : <a href="http://www.mumtazdemirci.com/ronesans-acik-hava-muzesi-roma/" target="_blank">http://www.mumtazdemirci.com/ronesans-ac...zesi-roma/</a><br />
<br />
İtalya Hakkında Diğer Linkler<br />
<br />
<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0talya" target="_blank">http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0talya</a><br />
<a href="http://www.italya.gen.tr" target="_blank">http://www.italya.gen.tr</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Belçika ve Brugge]]></title>
			<link>http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1334</link>
			<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 17:32:29 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Myster</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1334</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;">Belçika ve Brugge Seyahat<br />
</span><br />
Staja gelmeden önce, hangi ülkeye gideceğimi soranlara Belçika cevabını verdiğimde aldığım ilk tepki Brugge’le başlıyordu genellikle. Hemen hemen herkesin bu şehir hakkında bir fikrinin olması, şehrin ne kadar popüler olduğunu göstermek adına güzel bir gösterge bence. Bir şehrin bu kadar popüler olması başlangıçta korkutsa da, günün sonunda bir gezginin mutlaka görmesi gereken şehirler listesinin en tepesine yerleşmeyi başardı Brugge’ü.<br />
<br />
Brugge seyahatimiz her zamanki gibi Mons’dan Brüksel Midi tren garına yaptığımız yolculukla başladı. Hemen hemen her yer için harika bir aktarma noktası olan Brüksel Midi’ye 1 saatlik bir tren yolculuğu kadar uzak Brugge. Belçika’nın belkide en sevimli yanı bu pratik tren yolculukları.Yolculuğun başlangıcında yine en büyük yardımcımız use-it (Young Travellers’ Map) olacak gibi görünüyordu.Her seferinde olduğu gibi yine hayal kırıklığına uğramadık günün sonunda. Yine bizler için harika seçimler yapmışlardı, bu harika rehberi hazırlayanlar.<br />
<br />
Yemyeşil bir ten yolculuğundan sonra Brugge’e gelmeyi başardık. Yemyeşil diyorum çünkü pencereden dışarı baktığında yeşilin her tonunu görmek mümkün bu ülkede. Hafif hafif yağmur çişeliyordu bir kez daha. Evde yatağın üzerine uzanıp birşeyler izlemek için harika bir hava olsa da gezmek ve fotoğraf çekmek için hiç de elverişli bir hava değil gibi görünüyordu başlangıçta. Ama değişken hava bir kez daha yüzünü gösterdi bizlere. Bu sayede güneşin tadını çıkara çıkara gezdik Brugge’ü.<br />
Kesinlikle inanılmaz bir şehir Brugge. Şehir adeta açık hava müzesi. Kafanızı çevirdiğiniz hemen her yönde bambaşka bir güzellik çıkıyor karşınıza. Bir fotoğrafçıyı kendinden geçirebilecek kadar çok malzeme var bu şehirde. Müzeseverler için harika alternatiflere sahip bir şehir olduğunu düşünsem de, hemen hemen tüm müzeleri gezmiş bir olarak, şehirin bu kadar etkileyici görünmesinde genel şehrin genel yapısnın etkisi çok daha büyük.<br />
26 yaşından küçük olmanın verdiği dayanılmaz hafiflik hemen hemen tüm müzelerde geçerli.Birçok müzeye sadece 1€ ödeyerek girdiğimizi  söylersem dayanılmaz hafifliğin ne anlama geldiği daha iyi anlaşılabilir  Avrupa kesinlikle 26 yaşından küçükken gezilmeli, hemen hemen her yerde harika fırsatlar çıkıyor karşınıza.<br />
Şehirdeki müzeler içerisinde görülmesini kesinlikle tavsiye ettiğim yer çikolata müzesi. Çikolatanın başlangıçtan günümüze kadar olan hikayesini öğrenmek mümkün bu müzede. Bu hikayeyi öğrenmek zaman zaman oldukça sıkıcı olsa da, harika bir çikolatanın nasıl hazırlandığını canlı olarak izlediğiniz bölüm harika. Sırf bu bölüm için bile gidilir bu müzeye. Yapılan bu çikolataları tatma şansnızın da bulunduğunu söylemeliyim. Kesinlikle inanılmaz lezzetliler. Evet itiraf ediyorum, sırf bu çikolatalardan daha fazla yiyebilmek için daha fazla kaldım müzede  Müzenin çıkışında insanı kendinden geçiren bu çikolataları satın almak da mümkün. 100 gramı saece 5€ <br />
<br />
Şehire dışardan gelmiş birinin kolay kolay keşfedemeyeceği, Mark’ta ara bir sokakta bulunan De Garre’da, lezzetli bir Belçika birası içebileceğinizi, bununla birlikte gelen harika peynirle kendinizden geçebileceğinizi de eklemeliyim galiba. Burada içebileceğiniz “Garre” isimli biranın mekana özel olduğunu da söyleyeyim.<br />
<br />
Sonuç olarak fırsatı olanlar kesinlikle görmeli bu masalsı şehri. Daracık sokakların arasında pencerelerinde renkli renkli çiçekler bulunan panjurlu evlere bakıp, şirin akdeniz kasabalarını hatırlamalı herkes <br />
<br />
Kaynak:http://www.mumtazdemirci.com/ortacagdan-kalma-masalsi-bir-sehir-brugge/]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;">Belçika ve Brugge Seyahat<br />
</span><br />
Staja gelmeden önce, hangi ülkeye gideceğimi soranlara Belçika cevabını verdiğimde aldığım ilk tepki Brugge’le başlıyordu genellikle. Hemen hemen herkesin bu şehir hakkında bir fikrinin olması, şehrin ne kadar popüler olduğunu göstermek adına güzel bir gösterge bence. Bir şehrin bu kadar popüler olması başlangıçta korkutsa da, günün sonunda bir gezginin mutlaka görmesi gereken şehirler listesinin en tepesine yerleşmeyi başardı Brugge’ü.<br />
<br />
Brugge seyahatimiz her zamanki gibi Mons’dan Brüksel Midi tren garına yaptığımız yolculukla başladı. Hemen hemen her yer için harika bir aktarma noktası olan Brüksel Midi’ye 1 saatlik bir tren yolculuğu kadar uzak Brugge. Belçika’nın belkide en sevimli yanı bu pratik tren yolculukları.Yolculuğun başlangıcında yine en büyük yardımcımız use-it (Young Travellers’ Map) olacak gibi görünüyordu.Her seferinde olduğu gibi yine hayal kırıklığına uğramadık günün sonunda. Yine bizler için harika seçimler yapmışlardı, bu harika rehberi hazırlayanlar.<br />
<br />
Yemyeşil bir ten yolculuğundan sonra Brugge’e gelmeyi başardık. Yemyeşil diyorum çünkü pencereden dışarı baktığında yeşilin her tonunu görmek mümkün bu ülkede. Hafif hafif yağmur çişeliyordu bir kez daha. Evde yatağın üzerine uzanıp birşeyler izlemek için harika bir hava olsa da gezmek ve fotoğraf çekmek için hiç de elverişli bir hava değil gibi görünüyordu başlangıçta. Ama değişken hava bir kez daha yüzünü gösterdi bizlere. Bu sayede güneşin tadını çıkara çıkara gezdik Brugge’ü.<br />
Kesinlikle inanılmaz bir şehir Brugge. Şehir adeta açık hava müzesi. Kafanızı çevirdiğiniz hemen her yönde bambaşka bir güzellik çıkıyor karşınıza. Bir fotoğrafçıyı kendinden geçirebilecek kadar çok malzeme var bu şehirde. Müzeseverler için harika alternatiflere sahip bir şehir olduğunu düşünsem de, hemen hemen tüm müzeleri gezmiş bir olarak, şehirin bu kadar etkileyici görünmesinde genel şehrin genel yapısnın etkisi çok daha büyük.<br />
26 yaşından küçük olmanın verdiği dayanılmaz hafiflik hemen hemen tüm müzelerde geçerli.Birçok müzeye sadece 1€ ödeyerek girdiğimizi  söylersem dayanılmaz hafifliğin ne anlama geldiği daha iyi anlaşılabilir  Avrupa kesinlikle 26 yaşından küçükken gezilmeli, hemen hemen her yerde harika fırsatlar çıkıyor karşınıza.<br />
Şehirdeki müzeler içerisinde görülmesini kesinlikle tavsiye ettiğim yer çikolata müzesi. Çikolatanın başlangıçtan günümüze kadar olan hikayesini öğrenmek mümkün bu müzede. Bu hikayeyi öğrenmek zaman zaman oldukça sıkıcı olsa da, harika bir çikolatanın nasıl hazırlandığını canlı olarak izlediğiniz bölüm harika. Sırf bu bölüm için bile gidilir bu müzeye. Yapılan bu çikolataları tatma şansnızın da bulunduğunu söylemeliyim. Kesinlikle inanılmaz lezzetliler. Evet itiraf ediyorum, sırf bu çikolatalardan daha fazla yiyebilmek için daha fazla kaldım müzede  Müzenin çıkışında insanı kendinden geçiren bu çikolataları satın almak da mümkün. 100 gramı saece 5€ <br />
<br />
Şehire dışardan gelmiş birinin kolay kolay keşfedemeyeceği, Mark’ta ara bir sokakta bulunan De Garre’da, lezzetli bir Belçika birası içebileceğinizi, bununla birlikte gelen harika peynirle kendinizden geçebileceğinizi de eklemeliyim galiba. Burada içebileceğiniz “Garre” isimli biranın mekana özel olduğunu da söyleyeyim.<br />
<br />
Sonuç olarak fırsatı olanlar kesinlikle görmeli bu masalsı şehri. Daracık sokakların arasında pencerelerinde renkli renkli çiçekler bulunan panjurlu evlere bakıp, şirin akdeniz kasabalarını hatırlamalı herkes <br />
<br />
Kaynak:http://www.mumtazdemirci.com/ortacagdan-kalma-masalsi-bir-sehir-brugge/]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ülkeler  Ve  Romanya]]></title>
			<link>http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1333</link>
			<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 22:07:49 +0200</pubDate>
			<dc:creator>iso9006</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1333</guid>
			<description><![CDATA[ülkeler bölümüde neden romanya yok ?????]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ülkeler bölümüde neden romanya yok ?????]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Erasmus Staj ( Gitmek İsteyenler )]]></title>
			<link>http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1332</link>
			<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 19:02:44 +0200</pubDate>
			<dc:creator>emre_40</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1332</guid>
			<description><![CDATA[Arkadaşlar, Erasmus staj yapmayı düşünüyorum.Bu sene yeni geldim polonyadan öğrenim hareketliliğinden.Bi sorum olacak.Staj işi öğrenim gibi değil.Türkiyedeki derslerimizi nasıl geçeceğiz.Çünkü stajda çalışıyorsun.Ders işini nasıl halledicez.Hepsi kalacak mı.Yoksa öğrenim gibi dersler için ECTS var mı ?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Arkadaşlar, Erasmus staj yapmayı düşünüyorum.Bu sene yeni geldim polonyadan öğrenim hareketliliğinden.Bi sorum olacak.Staj işi öğrenim gibi değil.Türkiyedeki derslerimizi nasıl geçeceğiz.Çünkü stajda çalışıyorsun.Ders işini nasıl halledicez.Hepsi kalacak mı.Yoksa öğrenim gibi dersler için ECTS var mı ?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[University of Duisburg-Essen]]></title>
			<link>http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1331</link>
			<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 14:07:35 +0200</pubDate>
			<dc:creator>erkankaraca</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1331</guid>
			<description><![CDATA[merhaba arkadaşlar  eğitim hareketliliğinden faydalanmak için önümüzdeki dönem almanyaya gitmeyi planlıyorum University of Duisburg-Essen de eğitim dili nedir acaba almanca mı ingilizce mi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[merhaba arkadaşlar  eğitim hareketliliğinden faydalanmak için önümüzdeki dönem almanyaya gitmeyi planlıyorum University of Duisburg-Essen de eğitim dili nedir acaba almanca mı ingilizce mi]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Polonyadaki Arkadaşlar Ne yiyorsunuz ?]]></title>
			<link>http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1330</link>
			<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 14:03:24 +0200</pubDate>
			<dc:creator>escolary</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1330</guid>
			<description><![CDATA[Buraya geldim geleli birşey yemeğe korkar oldum,,çünkü domuz etini ve mamullerini neredeyse herşeyde çok fazla kullanıyorlar gördüğüm kadarıyla..Daha önce polonyada bulunmuş ya da şu an polonyada bulunan arkadaşlar nerelerden alışveriş yapıyorsunuz ve neler alıyorsunuz ? <img src="http://www.erasmusum.com/images/smilies/smile.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Smile" title="Smile" /> Pleasee helpp <img src="http://www.erasmusum.com/images/smilies/tongue.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Tongue" title="Tongue" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Buraya geldim geleli birşey yemeğe korkar oldum,,çünkü domuz etini ve mamullerini neredeyse herşeyde çok fazla kullanıyorlar gördüğüm kadarıyla..Daha önce polonyada bulunmuş ya da şu an polonyada bulunan arkadaşlar nerelerden alışveriş yapıyorsunuz ve neler alıyorsunuz ? <img src="http://www.erasmusum.com/images/smilies/smile.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Smile" title="Smile" /> Pleasee helpp <img src="http://www.erasmusum.com/images/smilies/tongue.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Tongue" title="Tongue" />]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[2010 Almanya Staj vize için gerekli belgeler]]></title>
			<link>http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1329</link>
			<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 02:06:36 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Musti_06</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1329</guid>
			<description><![CDATA[Arkadaşlar almanya ya staj için gidenler varsa ne gerekiyor yazarlasa seviniriz. Konsolosluk sitesinde motivasyon yazısı felan diyor nasıl birşey bilmiyorum kimsedende duymadım. Tam belgeleri yazabilirmisiniz acaba ?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Arkadaşlar almanya ya staj için gidenler varsa ne gerekiyor yazarlasa seviniriz. Konsolosluk sitesinde motivasyon yazısı felan diyor nasıl birşey bilmiyorum kimsedende duymadım. Tam belgeleri yazabilirmisiniz acaba ?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[erasmus başvurusu yazışma adresi]]></title>
			<link>http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1328</link>
			<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 21:16:27 +0200</pubDate>
			<dc:creator>anIl</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1328</guid>
			<description><![CDATA[arkadaşlar başvuruda verdiğimiz yazışma adresini daha sonra değiştirebiliyor muyuz ?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[arkadaşlar başvuruda verdiğimiz yazışma adresini daha sonra değiştirebiliyor muyuz ?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İngiltere'de staj yapmış olanlar vize için yardım lütfen]]></title>
			<link>http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1327</link>
			<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 19:39:21 +0200</pubDate>
			<dc:creator>ngl</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1327</guid>
			<description><![CDATA[Staj hareketliliğine hak kazandım okulla ilgli işlemlerimi tamamladım ve 1 ay sora vizeye başvurmayı düşünüyorum ve gereken belgelerimi şimdiden hazırlamaya başlıyım diyorum. elimde şuan okulun werdiği yazı,dawet mektubumun orjinali war,british councilden cos numberı alıcam,pasaportu ve fotoğrafı geçelim.İngiltereden bizim ewimizi tutmuştur ve ya şu tarihlerde şu hostelde kalıcaktır şeklinde bi mektup gerekiyo mu ve siz bankada teminat gösterdiniz mi ? yardımcı olabilcek warsa çok sewinirim]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Staj hareketliliğine hak kazandım okulla ilgli işlemlerimi tamamladım ve 1 ay sora vizeye başvurmayı düşünüyorum ve gereken belgelerimi şimdiden hazırlamaya başlıyım diyorum. elimde şuan okulun werdiği yazı,dawet mektubumun orjinali war,british councilden cos numberı alıcam,pasaportu ve fotoğrafı geçelim.İngiltereden bizim ewimizi tutmuştur ve ya şu tarihlerde şu hostelde kalıcaktır şeklinde bi mektup gerekiyo mu ve siz bankada teminat gösterdiniz mi ? yardımcı olabilcek warsa çok sewinirim]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[çok acilll arkadaşlar]]></title>
			<link>http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1326</link>
			<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 16:20:32 +0200</pubDate>
			<dc:creator>sertem90</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1326</guid>
			<description><![CDATA[iyi günler arkadasşlar.erasmus ıle ılgılı onemlı bı sorum olacak...yardım edersenız cok sevınırım.soruya gelelım...<br />
<br />
<br />
sınavı kazandım dıyelım gıdıcem ıyı guzel...buradakı derslerım ne olacak...mesela gıttıgım donem okuldan normalde 8 ders alıyorum diyelim 5 tanesı gıttıgım unıversıte ıle ortakk pekı gerı kalan derslerım ne olaccak...okul uzaması gıbı bır durum soz konusu olabılırmıı...lutfen yardım edın sırf bu yuzden erasmusa gıtmekten cekınıyorum...tek amacım okulu erasmus sebebıyle uzatmamak...lutfen yardımcı olun arkadaslar....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[iyi günler arkadasşlar.erasmus ıle ılgılı onemlı bı sorum olacak...yardım edersenız cok sevınırım.soruya gelelım...<br />
<br />
<br />
sınavı kazandım dıyelım gıdıcem ıyı guzel...buradakı derslerım ne olacak...mesela gıttıgım donem okuldan normalde 8 ders alıyorum diyelim 5 tanesı gıttıgım unıversıte ıle ortakk pekı gerı kalan derslerım ne olaccak...okul uzaması gıbı bır durum soz konusu olabılırmıı...lutfen yardım edın sırf bu yuzden erasmusa gıtmekten cekınıyorum...tek amacım okulu erasmus sebebıyle uzatmamak...lutfen yardımcı olun arkadaslar....]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[D.Henrique]]></title>
			<link>http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1325</link>
			<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 19:21:03 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Dilaraaa</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1325</guid>
			<description><![CDATA[Daha önce D.Henrique Üniversitesinde erasmus yapmış olan var mı?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Daha önce D.Henrique Üniversitesinde erasmus yapmış olan var mı?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Erasmus sınavı zor mu ? Yani bir ÜDS ye denk mi?]]></title>
			<link>http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1324</link>
			<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 19:31:36 +0200</pubDate>
			<dc:creator>Mrkilic27</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1324</guid>
			<description><![CDATA[ARkadaşlar Ben Gaziantep Üniversitesindeyim ..Yarın sınav var ve ÜDS ve ya KPDS tarzı olacakmış..O sınavların geçmiş yıllarda çıkan sorularına baktım çok zor..Acaba sizde nasıl?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ARkadaşlar Ben Gaziantep Üniversitesindeyim ..Yarın sınav var ve ÜDS ve ya KPDS tarzı olacakmış..O sınavların geçmiş yıllarda çıkan sorularına baktım çok zor..Acaba sizde nasıl?]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Erasmus staj süresi]]></title>
			<link>http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1323</link>
			<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 14:21:45 +0200</pubDate>
			<dc:creator>fukuşima</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1323</guid>
			<description><![CDATA[Arkadaşlar bu yaz için staj hakkı kazandım , bildiğiniz üzere staj hareketliliğinde staj yapacağımız yeri kendimiz ayarlamak zorundayız, istisnalar olabilir tabii ki örneğin üniversitenin yardımıyla bulunan staj yerleri gibi. <br />
Erasmus staj süresi ile ilgili bir sorum olacak  , kesin bilgisi olan arkadaşlara .<br />
Erasmus staj süresi 3 ay olmak zorunda minimum, bunu biliyoruz . Ben stajıma Haziran ayında başlamak istiyorum, bu 3 aylık süre içerisine tatil günleri de dahil mi ? Öyle olursa ancak Eylül'de bitiyor staj . <br />
<br />
Ben staj için uygun bazı işletmeler buldum , telefon edip öğrenci kabul edip etmediklerini vs. soracağım , bunun için de en başta bu sorunun cevabına ihtiyacım var .]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Arkadaşlar bu yaz için staj hakkı kazandım , bildiğiniz üzere staj hareketliliğinde staj yapacağımız yeri kendimiz ayarlamak zorundayız, istisnalar olabilir tabii ki örneğin üniversitenin yardımıyla bulunan staj yerleri gibi. <br />
Erasmus staj süresi ile ilgili bir sorum olacak  , kesin bilgisi olan arkadaşlara .<br />
Erasmus staj süresi 3 ay olmak zorunda minimum, bunu biliyoruz . Ben stajıma Haziran ayında başlamak istiyorum, bu 3 aylık süre içerisine tatil günleri de dahil mi ? Öyle olursa ancak Eylül'de bitiyor staj . <br />
<br />
Ben staj için uygun bazı işletmeler buldum , telefon edip öğrenci kabul edip etmediklerini vs. soracağım , bunun için de en başta bu sorunun cevabına ihtiyacım var .]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Erasmus Değişimi ve Sonrasında Staj]]></title>
			<link>http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1322</link>
			<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 12:09:53 +0200</pubDate>
			<dc:creator>crazy89</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1322</guid>
			<description><![CDATA[Merhabalar<br />
<br />
Bir konu ile ilgili sorum olacaktır. Bahar döneminde Erasmus yaptıktan sonra aynı yıl içerisinde yaz ayında staj yapan arkadaşımız var mı? Yapılan staj ne kadar sürüyor. Bu zaman dilimi içerisinde Türkiye'ye gelip gitme durumum nedir? Yurtdışında iken vize ve pasaport işlemleri nasıl gerçekleştiriliyor?<br />
<br />
<br />
<br />
Teşekkürler]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Merhabalar<br />
<br />
Bir konu ile ilgili sorum olacaktır. Bahar döneminde Erasmus yaptıktan sonra aynı yıl içerisinde yaz ayında staj yapan arkadaşımız var mı? Yapılan staj ne kadar sürüyor. Bu zaman dilimi içerisinde Türkiye'ye gelip gitme durumum nedir? Yurtdışında iken vize ve pasaport işlemleri nasıl gerçekleştiriliyor?<br />
<br />
<br />
<br />
Teşekkürler]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[bu donem CESKE BUDEJOVICE de olan arkadaslar]]></title>
			<link>http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1321</link>
			<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 18:20:21 +0200</pubDate>
			<dc:creator>serif_cz</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1321</guid>
			<description><![CDATA[ceske budejovice de okuyan arkadaslarla tanismak isterim. is nedeniyle 1 yili askin suredir buradayim. irtibat icin mail adresim serif_bay@hotmail.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ceske budejovice de okuyan arkadaslarla tanismak isterim. is nedeniyle 1 yili askin suredir buradayim. irtibat icin mail adresim serif_bay@hotmail.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Finlandiya ve Interraıl]]></title>
			<link>http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1319</link>
			<pubDate>Tue, 02 Mar 2010 17:06:54 +0200</pubDate>
			<dc:creator>mustaa</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1319</guid>
			<description><![CDATA[Merhabalarr<br />
<br />
Şuanda Tallinn-Estonyadayız. Finlandiya'dan başlayarak ınterraıl yapmak ıstıyoruz. Fınlandiya-İtalya-İspanya-Hollanda şeklinde bir güzergah izlemeyi planlıyoruz. Finlandiya'dan anakaraya nasıl gecebılıyoruz? Bilgisi olan varsa lütfen paylaşabilirmi?<br />
<br />
Teşekkürler..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Merhabalarr<br />
<br />
Şuanda Tallinn-Estonyadayız. Finlandiya'dan başlayarak ınterraıl yapmak ıstıyoruz. Fınlandiya-İtalya-İspanya-Hollanda şeklinde bir güzergah izlemeyi planlıyoruz. Finlandiya'dan anakaraya nasıl gecebılıyoruz? Bilgisi olan varsa lütfen paylaşabilirmi?<br />
<br />
Teşekkürler..]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Erasmus Godfather-Godmother]]></title>
			<link>http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1318</link>
			<pubDate>Tue, 02 Mar 2010 16:04:43 +0200</pubDate>
			<dc:creator>nderssen</dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">http://www.erasmusum.com/showthread.php?tid=1318</guid>
			<description><![CDATA[Merhaba arkadaşlar,<br />
<br />
Bazı üniversitelere başvuru sürecinde, başvuru formunda görebileceğiniz bir şeyden bahsetmek istiyorum: Godfather-Godmother'ınız olsun ister misin diye bir şık olabiliyor (veya Padrinho-Madrinha diye de geçebilir)..<br />
<br />
Türkçesi "manevi anne/baba" veya "vaftiz annesi/babası"..<br />
<br />
Bu kişi gittiğiniz yerde size yardımcı olmak için üniversite tarafından görevlendirilmiş bir öğrencidir.. Oldukça faydası dokunduğu görülmüş, bizzat tecrübe edilmiştir.. <img src="http://www.erasmusum.com/images/smilies/smile.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Smile" title="Smile" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Merhaba arkadaşlar,<br />
<br />
Bazı üniversitelere başvuru sürecinde, başvuru formunda görebileceğiniz bir şeyden bahsetmek istiyorum: Godfather-Godmother'ınız olsun ister misin diye bir şık olabiliyor (veya Padrinho-Madrinha diye de geçebilir)..<br />
<br />
Türkçesi "manevi anne/baba" veya "vaftiz annesi/babası"..<br />
<br />
Bu kişi gittiğiniz yerde size yardımcı olmak için üniversite tarafından görevlendirilmiş bir öğrencidir.. Oldukça faydası dokunduğu görülmüş, bizzat tecrübe edilmiştir.. <img src="http://www.erasmusum.com/images/smilies/smile.gif" style="vertical-align: middle;" border="0" alt="Smile" title="Smile" />]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>