Erasmus Forum

Tam Görünüm: Erasmusun hayatimiza kattiklari
Şu Anda Hafifleştirilmiş Görüntüleme Modundasınız. Tam Görünüm Modu için, Buraya Tıklayın
Sayfalar: 1 2
2007 Ocak,
Bu hayata nereden nasil baslanilacagini hic bilemedim arkadaslar. Turkiyede master programimin son yilindayken erasmus´a basvurmustum, kendi ellerimle hayatimi degistirecegimi bilmeden.
Biliyormusunuz, hayat size ufak ufak tüyolar veriyor aslinda, ama siz fark etmiyorsunuz. Kulaginiza kaderinizi ufak ufak fisildiyor. Bu yazida buna bende ufak ufak deginecegim.
Hani 30 yil önce almanlar bizi davul zurnayla karsilamistilarya, belkide o kadar sanli olamadim ama onlar gibi ilk adimimi attim avrupaya. Elimde gidecegim adresi gösteren bir kagitla..Bazen bir kagit parcasi umudunuz olabiliyor budurumda, ispanyolca bilmeden ciktim bu umuda. Ingilizcemi? Onuda ispanyollar bilmezler. Profesorleri dahi...Bahaneleri ise, “Onlar ispanyolca ögrensinler”,ne kadar milliyetci olduklarini varin siz dusunun.. Turkiyenin siradan bir universitesinde “master!” yaptigimi sandigim yillarda ayak bastim ispanya´ya. Türkiyenin imkanlari degil, beyinlerimiz kisitliydi aslinda. Nasilmi? Erasmus´u kazandigimda gidemeyecegim söylendi, elimde vize varken, hemde gitmeme son iki hafta kala, (cunku hicbir universite ile antlasma yapilmamis olmasiydi neden, Uluslararasi iliskilerin i$i ne onuda ben anlamadim zaten). Ikinci sorunsa,para olmamasi..Türkiye´de imkansizliklardan, sorunlara imkan veren insanlarla savasiyorsunuz, bu savasta teksiniz cunku kimse kedi kaderinizi sizden daha iyi cizemez..

Bunlar henüz problemlerin baslangiciydi. Daha sonra gitmeme müsade edilmisti cünkü tek basima iki universite arasindaki antlasmayi "kit kanaat" ingilizcem ile becermistim. Sorunlarla yasamayi seven bir ülkede, ispanyadan olumlu cevap aldiginizda kavrayamiyorsunuz nedenini. Ispanyadan onay geldiginde hocamin bana söyledigi ilk sey;"Allah alaah,cok garip, bizimle antlama yapmayi niye kabul etmislerki ?". Kolay olmadi gercekten, 400´den fazla universite ile yazisiyorsunuz, 100´u ancak olumsuzca cevap veriyor, 3´ü sizi kaale aliyor. Eger “$ans/kader”iniz varsa 1´iyle anlasma sagliyorsunuz. kisacasi, 400´de 1 sansiniz var anlasma yapmaniz icin. Erasmusa gitmeye hak kazandirmistim kendi kendime ki "hoop" dediler..Isin asli $u ki, biz daha erasmusa basvururken bize toz pembe bir hayat cizmistiler:“Arkadaslar en az birer yillik antlasma saglayin, yapabildiginiz kadar universiteyle anlasin, biz arkadanizdayiz“..halbuki ben arkam da degil yanimda olmalarini tercih etmistim. Bu toz pembe hayalinda ardindan gidemezsin butce yok, demeleri neysede, Elimde vizeyle uluslararasi iliskilerin odasina cagirildigimda sanki bir kuklayi ellerinde oynatip seslendiriyorlarmis gibi benimle konusmalari yokmu; “Bu senin icin bir tecrubeydi, pasaport cikartman ve vizeyle ugrasman dahi seni icin guzel bir tecrubeydi inan,ama gidemezsin cunku butce yok” demistiler saka gibi.Bu ugurda, vize almak icin sacilan herbir alin terinin herkurusun herbir zahmetin sanki kendileri cekmis gibi bir kalemde silip kendi adimakarar vermeleri,simdi odadan cikabilirsin tavilaridir beni bbeyin gocun iten..Ögrenciyseniz, sizin efendilerizin hatasini yalanlarini siz cekmek zorundasiniz modern bir köle olarak.suclu degilsinz ama kabullenmedikleri hatalari sizin yuzunuze suclu oldugunuzu inandirarak size bunu kampcilarlar... En iyi niyetimle “Bu dakkadan sonra bana bunu soylemeniz artik cok gec, ben gidiyorum zaten” dedigimde benimde insan olarak duygularim oldugunu vurdum yuzlerine diyemedim ya la…Vize alirken ki sorunlardan yüzeysel geceyim. Saglik raporu alirken Sizi kiskanan bir cok doktor,ögrenci, mühendis, anne baba, milletvekili olacak $u sözlerle: “Avrupaya mi gidcen len’, Ispanya kim sen kim gidip napican olum gerek yok, aaaa ispanyaamiiiaaaaa cok guzel yaaaaaa ben hec gitmedim ammaaaa siz gidin gidin…Olum gidip napican lan okulun uzuycak bosver… bana baksana sen, ögrenci hayatinda karpuz görsen takla atarsin ne ispanyasi oglum” vs..vs.. Hicbirine kulak asmadan kafa salladim gectim, cunku bu vizeyi alin yukardaki isimlere verin inanin sizden önce giderler. Ama her bir cumle kursun gibi beyninizi delecek. Vize islemleri ileyle tek tek bizzat siz ilgilenin, ama herseyle.

2007 Ekim,
Ilk defa ispanya ya gitmek ne olum, ilk defa Turkiyeden cikiyordum. Sizin gibi kucuklugumden beri kafamda hayal ettigim avrupayi, yukardan bakarak beynime kaziycaktim. Ispanya´ya ilk indigimde, Almanyaya gelmis gurbetciler gibi elimde tek bir kagit parcasiyla günümüzün modern cantasi ile information´daki ingilizcesi kit personal ile anlasmaya calisirken bulmustum kendimi. Inanin, dilenci gibi elinizdeki kagidi insanlara góstererek yolumu bulmustum. Birgün boyunca 4 ucak, bir otobus ve bir taksi ile yollarda harap ve bitap dusmusken palmiyeler arasinda sahile ayak uzatirken buldum kendimi..
Herkesin kendi bloglarinda anlattiklari klasik Erasmus hayatini anlatmiycam size, onu zaten biliyorsunuzdur. Kizlar, gezmeler, partiler, eglenceler,yihiiihhuuu´lu hayatlar,olluummm cok cilginiz biz yaaa´li eglenmeler, bak bilader ben varya viyanadayken ki özendirmeler felan. Gittigim yerleri sayipta sizi özendirmiycem, yerimde olmaniz icin hayal kurmaniza izin vermiycem ama ufak tüyo verim, “hayatimin unutulmaz bir parcasiydi erasmus”. Okulunuzu bir yil uzatmaya deger. Yeterki size gelen hic bir teklife hayir demeyin.


Benim size anlatacagim sey Erasmusun hayatimi görüsümü tamamiyla nasil degistirmis olmasiydi.

2008
Erasmus bitince master programimi ispanyada devam ettirdim ailemin katkisiyla, Ancak zor gunler basliyordu. Aile yok, para yok, Ispanyolca yok, Tum Erasmus arkadaslariniz gitmis, Artik siz "Yüksünüz" yasadigini hayata ailenize, agirlik yapiyorsunuz koca hayallerinize. Ilk yil Erasmus ikinci yil´da master´in avantajiyla, masteri bitirip Turkiye´ye donup donmeme arasindaydim artik.
Bir Türk neden avrupada kalmak ister size bir tüyo vereyim, simdiye kadar saygiyi özgürlugu kendi topraklarinda goremedigi icin donmek istemez. Avrupada bir insanin yuzune herseyi soyleyebilirsiniz, size verecegi tek cevap “Bunlar senin dusuncelerin beni ilgilendirmez” deyip sirtini donup gitmesi olacaktir. Ve eger bir ilginc fikriniz varsa, degerlendirilmesi ve size imkan saglanmasi icin maddiyati ikinci plana iten bir dusunceye sahipler.Yoldan karsiya gecerken “ ben hizli gideyim o inek zaten kacacaktir yolumdan" gibi dusuncesine sahip degillerdir. Yaya gecidinde bir araba size dokunsun, soför hayati boyunca kazandigi varligini size ödemek zorundadir.

Avrupalilar´a herseyi söyleyebilirsiniz..sizinle varim. Kötuleyin asagilayin, iyi seyler soyleyin ne derseniz deyin tartisirim sizinle iyi veya kotu, ama bu yaya gecidine ayak basar basmaz "firt" diye onunuzde durmalari yokmu... Neyse konuyu dagitmayalim, Erasmus bitimden sonra bes parasiz kalmistim. Turkiyede muhendis olabilirsiniz ama burada bir "kebabcisiniz" unutmayin. Yillardir Avrupada kebap satmaktan ötemeye gidemedigimiz icin bu boyle kaldi maalesef (istisnalar haric).
Bizim kahvehanelerin "starbucks" oldugu, kahraman maras dondurmacisinin "llaollao yogurtlu dondurmasi" oldugu, kerane tatlimizin ispanyada "churro" oldugu , bizim firincilarin "le pain quotidien" oldugu yerdir avrupa...ulen adamlar yapiyor yaaa diye özenerek bunlara tonlarca para harcayanda biz turkleriz kendi kulturumuzu görmezden kabullenmeden gelerek..



O derece yaban ellerde bes parasiz kalacagimi, gunde tek ogunle yasamaya calisacagimi hic dusunmemistim. Ilk ispanyayaya vardiktan sonra kalcak yer sorunu olmustu. Türkiyenin yerini haritada gösteremeyen, tanimadigim birisinin evinde, yatak olmadigi icin yerde. Ilk domuzu ucakta peynirli tost yerken fark etmeden yemisim, ilk votkamida slovenyali arkadaslarla evi paylasiyrken damacandan su icerken icmisim..adamlar "7/24 kafa pampa" modunda olacagini nerden bileyim. O kadar parasiz kaldimki kalabilecegim hayatimdaki en kotu eve cikmak zorunda kaldim daha sonra. Duvarlar pisti, oda bi hol gibi sadece bi yataklik girisi vardi. Ev esyali olmasina ragmen iyiki nevresim getirmisim cunku o yataga kat kat nevresim serilmeliydi. Yastiksiz uyumayi orada ögrenmistim, cunku bazen 8 euroluk yastik parasi, uykunuzdan kuracaginiz hayallerinizden daha degerli olabiliyor..Biliyormusunuz, egitimin bir parcasida gurbetlik yasamakmis onu ögrendim. En ucuz otelde 2 gün kalarak kapi kapi tum turk firmlari gezmistim asagilanarak. Sunu anladimki tek basinasiniz hayallerinizde ve hayatinizda. Her gezdigim kapida bir "basari!! hikaseyi" dinleyerek ciktim; “Varya ben buraya geldigimde evlendim bu kebab dukkanini actim…Ben univ bitirdim ama evlenerek oturumu alinca bu seyahat acentasini actim, bende petrol subesi actim vs..”, tabi bunlar sizin basari hikayesi görüsünüzle ilgilidir. Onlar yabanci evliklik yaparak bir baskasi uzerinden sahte ve kolayca bir hayat kurabiliyorlarsa, bu kadar kucuk dusunuyorlarsa, bu onlarin “bayagi!”, pardon “basari” hikayeleridir. bir baskasinin mutlulugundan faydalanarak bencilce avrupada kalma hayalimiz hep biz turklerin ruyalarini suslemistir. Görmek istemesekte bundan daha iyi basari hikayelerimiz olmamistir.. ama herbiri tek bir insanin ayni ayni kopya hayatini yasiyorlar. Bizim beynimizde ki almanci fabrikada calisan isci türkler, dönerciler.asagilamak icin soylemiyorum gercekler bunlar, ilerlemek icin hicbirsey yapmadik. hayatimizada hic görmedigimiz saygiyi,kültürü, teknolojiyi yaban ellerde bir arada görünce bi sey zannettik kendimizi yillardir.Burada ki turklerin ideallleri ulasilabilecek kadar basittir..Turkiyeden gelirsiniz, yillardir kendi haklari icin savasan bu avrupalilarin haklarindan yararlanirsiniz kolayca,calismadan issizlik maasi alirsiniz, begenirseniz bir fabrikada isci olarak calisirsiniz bir dugun ve ev alarak omurboyu borc odersiniz nefessice,begenmezseniz,simdiye kadar kayip kimliginizi aramaya calisirsiniz , mesela bir “ses basi” bularak DJ lik yaparak veya bir 500 euroluk makineyle fotogra fcekebiliyorsaniz kendinize bir isim koyarsiniz…he issizlikte para kazanmak icin bol boldaha fazlacocuk yaparsaniz tam bir alamancisiniz demektir..

Babalarimiz yasamak istedikleri hayallerini, kucuk omuzlarimiza yiktilar yillarca. oglum okuda buyuk adam ol, okuda ogretmen ol, mühendis ol, okuda guzel bir isin ol..Cunku baba hep bunu hayalini kurarar ama beceriksizligini asla kabullenmez.. yillarca okumak icin caba sarf etmeyerek kendi beceriksizligini hayallerini ufak cocugun omuzlarina yikar..Baba, sana diyorum, benim ispanyadaki master derslerimde ki sinif arkadasim 60 yasinda idi…o kendi hayalini cocugu kendi hayalini yasiyordu..

Issizlik parasini nasil elde edebilecegimize, cok cocuk dogurarak para kazanma olaylarina inanilmaz derecede zehir gibi aklimiz calisirda, bos zamanimizda kitao okumak icin, duzgun br hayatimiz icin,meslek elde etmemiz icin hic kilimizi kipirdatmayiz..

2009
Avrupayi gezdikce dedeme cok kizdim aslinda, "torunluk hakkimi!" helal etmiyorum acikcasi. Bizi almanyanin en ucuz cikolatalariyla, en ucuz balon ve cikletleriyle kandirdigi icin. 30 yildir yapabildigi en iyi sey, bizden bu cikletlerin cikolatalarin sahteligi ve biriktirdigi paralari saklayabilmesiydi. Dunyam yikilmisti len., benim 7 yasimdaki hayal ettigim balonlar enguzeliydi, cikolatalar en degerlisiydi, yatagimin altina saklanarak yerdim her bir tanesini. Aslinda avrupadaki en ucuz hayallermis bunlar.. Avrupaya yerlesen, yillardir yasayan biz turkler, 2000 - 3000 km direksiyon sallayip memlekete giderken, hic brukseldeki atomium´a ugramamasi, pizza kulesinin bahcesinde izgara yapmamamasi, atinada konaklamamasi, venedikteki nehirde ayagini daldirip sigara tüttürmemesi, viyana kapisini ziyaret edip tarihimizi ogrenmemesi cok tuhafima gitmistir hep. O kadar yolu bos bos sallayip gideriz. O kucuk dunyamizdaki maceralarimizda, gumruk kapilarinda corba parasi verirken odemekte zorlandigimiz seylerdi "avrupa maceramiz" veya “ulen varya avusturyadan sonra avupa siniri biter arkadas” diye anlatilan basit hikayelere inandirildik.
Gurbet nedir? Hollanda almanya belcika cevresindeki turklere ben gurbetci gozuyle bakmiyorum artik kusura bakmasinlar,oraya gidenlerde “eyvaah napicam almanyada hollandada gurbet ellerde”demesinler, orada kucuk bir turkiye var. Sokakta turkce ciglik atin biri size cevap verir mutlaka..
Ben Túrklerin cok nadir oldugu ulkede, elimde sozlukle tek basima ispanya yabancilar polisinde oturum cikartmaya calisirken buldum kendimi. Gurbeti orada tek basima yasadim. Ispanyolcayi ögrenirken insanlarin iki dudagindan cikan kelimeleri bir sifre gibi not etmekten anlamsiz bos bos kitap ispanyolca kitap okumaktn ve bos bos filmlere bakmaktan bezmistim.tanimadiginiz insanlarin iki dudagindan cikan her bir cumle sizin icin bir anahtar kelimeydi, belki inamiycaksiniz ama sadece tek bir cumle ile hayatinizi degistirebilirsiniz. sitem ediyordum keske almanyaya gitseydim orada turkler cok var bana kesin ailem arkadaslar yardimci olurlar die..Iyikide olmamis, 30 yilda turklerin arasinda almanca ogrenemeyen dedemi amcami gorupte, ben 2 yildan sonra ispanyolca konusmaya baslayinca anladim; Bir dili ogrenirseniz oranin iscisi degil, kaderi olursunuz..hayatiniza artik siz yön verebilirdiniz. Parasiz gunlerin birinde zor gunler o kadar agir gelmeye baslamistiki, bir bakkaldan ekmek isterken “yok kalmadi” dediklerinde, “yani ekmek varda sadece sana yok fakir” gibi algilamaya ,alinmaya baslamistim gozlerim dolu dolu. Icecek suyun bi damlasini ödeme zorunda kalmaktir gurbet, cunku buralarda hayratlar yoktur..Buradaki hayratlar, sizin özentiyle baktiginiz, "abi nasil yapmislar yaa bunu" dediginiz heykelleri susler..

2010
ryan airin azizligine ugrayanlardan biriyim. Madritten Valladolid havalimanina gitmemin sebebi en uygun ucus oradan olmasiydi (200 km lik yol, bosuna gugil´dan bakmayin). Ailemin yanina gidecegim icin cebimde sadece 5 € zar zor saklayabilmistim.(5€, benim kucuk dunyamin kahramani). Ryanairi kullananlar cok iyi bilir, bilet aldiysaniz “boarding kartinizi”´kendiniz internetten ciktisini almalisiniz. Ben acemi yolcu bunu yapmadim ve bana 40€ ceza odemem gerektigini solediklerinde onlara gülerek su cevabi verdim; 40€yu birak bende 5 euro bile yok dostum (kendmce gülüsmeler)..kusura bakmayin beyefendi sizi ucaga alamam o halde demesiyle irkildim birden.”Pasportumu alin inince amcamdan isteyip veririm size” dedim olmadi, yetkilisi polise gittim yardimci olmalari icin karisamayiz dediler, 2 turke rastlarim nolursunuz yardimci olun borcum borc size kimlik bilgilerimi vereyim varinca oderim size dedim hic umursamadilar. Cebimdeki 5 kurus ile sagi solu sacma sapan bosuna arayarak sadece parami bitirmistim. Madrite donup evime gitmek icin elimi cebime daldirdigimda elimde 1 euro bile yoktu Metro ile eve gitmek icin..eve gece yarisi yurume gitmem en az 3-4 saati surebilirdiki, sehri tanimayan birisi olarak bu süre sabahlamaya es degerdir. Hayatimda ilk kez ve sonkez birisinden para dilendim, para denirse tabi 50 cent…eve zar zor geldigimde yanima almayi unuttugum domatesli ekmek o zor gecemin tek kahramaniydi..
2011
Bir doktora ve arastirma pozisyonu icin is ilani gormustum. Bakanlik bursu 4 yil, soyle boyle imkanlarini gorunce istahim kabardi ama asla onu elde edebilecegimi dusunmemisti. Ben yine deneyeyimde olursa olur umuduyla basvurdum bu umuda..o kadar ilgisiz beklentisiz oldugum halde o ise Kabul edilisimi dun gibi hatirlarim. Tek bir kagit parcasinda bu i$ pozisyona uygun oldugumu, sözlukteki sakli kelimelerde yakaladigimda göz yaslari o cumlelerle coktan kavusmustu..2 yil ugrasmistim, tamda vaz gecmisken, Madritten tek gidis biletiyle ayrilirken,bu kagit yani i$e Kabul mektubu, benim geri donus biletimdi. Ilk gunler zordu yine yeni i$imde, i$in acemisiniz, ispanyolcaniz tam degil, kalacak yerinizi ayarlamamissiniz, ve tek siniz...Eger avrupada universitede calisiyorsaniz, aradaki "egitimsizliginizi" kapatmalisiniz cok calisarak.. Laboratuarda sabahlamacalar, uykusuz zor gunler oldu ve, ”cok calismanin, cok zeki olmaktan daha üstün” oldugunu gördüm. Dil´i ogrenmeye basladigimda universitede calisma haricinde ayrica tercumanlik iside yapmaya baslamistim, Madrid ve barselona havalimani sinir polisleriyle profesyonel turkce-ispanyolca tercuman olarak calisiyordum. Hersey yoluna girmeye baslamisti. Bilmediginiz bir ulkede sikinti yasarken yenilen sey inanin yine melemen ve makarnaydi, bindigimiz seyler belediye otobusuydu.



2012
Beyin gocu sudur arkadas; saygi gormek isteyen, yaya gecidinden karsiya guvenli gecmek isteyen bir INSAN´in saygi gördügü yere geri donmesidir..Avrupada is yaparsaniz kimseye hesap vermek zorunda degilsiniz. Sefinize hesap veremezsiniz onunla muhabbet edersiniz..Dunyaca unlu profesorle ayni tuvalette yan yana i$ersiniz yüzüne siritarak, dunyaca unlu profesorde olsa ofisini bir ogrenci veya doktorla paylasmasidir esitlik. Bir anne, 2 yasindaki bebegiyle oyu muhabbetini gorurseniz, onun gorevinin kucuk olmasi annenin gorevinin buyuk olmasindan baska birsey degildir. O anne 2 yasindaki kizina bazi seyleri neden yapmamasi gerektigini doverek degil, ciddiye alarak karsisina oturtarak anlatmasi, bana insan oldugumu hatirlatmistir. Türkiye´de heryil bagis adi altinda harac verirken bir cihaz görmeden, bir laboratuvara girmeden gecen yillarima mi yoksa koyun gibi yontuldugumuza mi yanayim. laboratuarsiz muhendislik degil meee-ndislik okursunuz. Turkiyede, is yapmak zorunda degilsiniz, saatinizi doldurmak zorundasiniz. Rüsvet verenlerin isi yapilir, halkin degil..
Türk oldugum halde, neden kendi ülkemde ”burasi bizim mahalllee olum,ne isin var len burda” geriligiyle hesap vermekzorundayim..Anlamiyorum,madem muslumaniz neden beni annem bacim gece yarisi sokaga cikip dolasamiyor kendi ulkemde bir turk olarak?..Kopya sistemlerle capik hayatlar yasiyoruz. Avrupa bizden fazla dincidir,universitelerin isimlerinde hep bir katolik ortodok universitesi diye dunyaca unlu universiteler vardir. Medeniyet ne din ile nede laiklikle elde edilir goruldugu gibi, medeniyet dogru egitimle elde edilir. Herbir insanin (zihinsel özürlü dahi olsa, salakta olsa) cok iyi yapabildigi mutlaka bir yetenegi/özelligi oldugunu kesfederseniz ozaman bir egitimcisinizdir.o zaman egitimsisteminiz oturmus demektir..bunu kullanirsaniz kalkinirsiniz. Egitim cok basitbirseydir, burada bebeklikten baslar, kreslerden ilerki yaslara kadar omur boyu devam eder..Egitim bizdeki matematik kimya fizik degildir. Bir cocuga nasil dis fircalayacagini ögretmektir egitim, ödev vermekle degil görevlendirmekle egitim verilir,ezber der verildigind degil hayalince canlandirdigi cihazlara dokundugunda ögrenir. Ben Turkiyede okurken kimyadan nefret ederken burada kimyayala atomlarla dalga gecerken buldum kendimi..hayat gözümüzde büyütülMEyecek kadar basit mis aslinda..Hic bir ogretmenin okuluma kalorifer koyun ogrencilerim usuyor diye sokaga ciktigini okumadim turkiyede, hicbir profesorun, universitemde laboratuar kurulmali dedigini duymadim turkiyede, hicbir ogretmenin okulumdaki ogrencilerimin kitaplari yok diye sokaga ciktigini yuruyus yaptigini gormedim veya benim ogrencilerim neden bilgisayarsiz dedigini de hic gormedim. Neden hep bencil dusunuyoruz, neden hep maasimiza zam icin sokaklardayiz?..hem ayrica, tonlarca para alip calisan insanlarin (professor, doktor, muhendis, memur) masalarinda bir kitap dahi bulundurmamalari daha ilginctir. (Bir seyin cozumu icin her zaman kitap anahtar bir arac olmustur avrupada).. Avrupada ben bilirim dusuncesi degil, bakayim kitap ne diyor duuncesi hakimdir, bu yuzden her masa üzerinde, okumak ve ogrenmek icin kitaplik bulunduruur, suslemek icin degil.

2012
Benimburada insanligimdan memnunum, koca fakultenin anahtari bende, istedigim zaman calisayim diye. 20 bin avroluk cihazin sorumlulugu bende, istedigim gibi kullanip ogreneyim diye, Istedigim kimyasal urunu alip projemi gelistireyim diye okulun butcesi ellerimde, istedigim projeyi yapma ozgurlugu bende, hocalarin odasina istegimiz gibi girme ozgurlugu bizde cunku onlar bize her zaman bilgi vermek icin hazir olduklarinin farkindalar..Bu nasil bir guvendir ki elin gavuru gelip size herseyi teslim eder? ve sizde buna turk olarak hayran kalirsiniz. Dusunce ozgurlugumu? Yuzlerine herseyi soyluyorum, saygi gosteriyorlar senin dusuncen deyip kaldigimiz dostluga devam ediyoruz. "ne baktin birader dusuncesi degilde, merhaba nasilsin kimsiniz tanisalim dusucesi hakimdir. Hayal edemeyeceginiz kadar profesorle ayni masada yemek yedinizmi? Hemde saygi ile,turk oldugumu bildikleri icin masama asla domuz eti koymadilar,arzu ettigim yemegi hazilarttilar bana ozel ve benmasadan kalkmadan kalkmadilar..Her projemde oturum toplanti yaptik deger gorulerek. Onlar ne yapti?, projede istedigimi yapma ozgurlugu verdiler, istedigmi satin alabilme ozgurlugu verdiler, istedigim zaman onlarin zamanlarini aldim. Vergimi de verdim ama, onlarda saglik sigortami maasimi odediler, issiz kalirsam parasiz kalmiyim diye issizlik hakkimida verdiler. Hic gormedigim bir sire tile 2 yildir profeyonel tercuman olrak calisirim, yapigim her is sonunda parami yatirirlar, kendilerini gormem ve hicte tanimam.Bu nasil bir guvendir.Ve herseyin sonunda bu zorlu sikinti sonunda doktorlugumuzu elde ettik. Bir ülkeyi egitemezseniz eger,orayi yasa(k)larsiniz.

Vehasil,Beyin gocun benden selam söleyin..
Sözü alinti bir cumle ile bitireyim,Sizinle simdi dalga gecenler,ilerde size özenerek baktiklarinda yukarida nacizane anlattiklarimi hatilayin lutfen..
Önce sana gülerler, seninle alay ederler, sonra seninle savasirlar, ensonunda kazanirsin!
Gülüsünüz eksik olmasin.
Dr.Erasmus…
Eline, yaşadıklarına sağlık.Avrupa'dan neden geri olduğumuzu çok güzel anlatmışsın birinci ağızdan.Çoğu insana örnek olabilecek şeyler yaşamışsın ve çok da güzel yazıya aktarmışsın, teşekkürler bu yazı için.
Hocam baştan sona okudum, tek kelimeyle harika yazmışssınız. Size %100 oranında katılıyorum erasmus projesinden yararlanmış biri olarak. Ben şimdi Türkiyedeyim; bana dönünce beğendin mi oraları nesi güzeldi falan diyorlardı. Ben de sizin sürekli vurguladığınız gibi orda İNSANA SAYGI var diyordum. Ve en çok etkilendiğim şey de buydu. Ve şu an tekrar insana saygının olduğu bir yerlerde tekrardan yaşamak için can atıyorum, ve çok özlüyorum oraları, umarım yine gidip hayallerimi gerçekleştirebilirim tekrardan. Saygılar..
tam da bunla ilgili blog yazmıştım

http://sheisamasterstudent.blogspot.com/...endim.html
Tecrubelerini bizlerle paylastigin icin cok tesekkurler. Her seyi gercekten oldugu gibi net ve acik bir sekilde yazmissin.
Sayfalar: 1 2
Referans Adresler